Gezgin Sohbetleri | Gezginstar – Gökşen Çavuş Çıtırık

gezginstar-gökşen-çavuş-çıtırık

Gezgin Sohbetleri serimizin ilk konuğu, çocukluğundan beri gezme sevdalısı Gökşen Çavuş Çıtırık, sizin onu instagramda tanıdığınız ismiyle Gezginstar. Gökşen, çocukluk hayali olan dünyanın farklı yerlerini gezerek; 2014 yılından beridir seyahat tecrübelerinizi takipçileriyle paylaşıyor.

Benim Gökşen ile yolumun kesişmesi ise Avrupa Rüyası katkılarıyla düzenlenen Gezgin Zirvesi etkinliğiydi. Genel koordinatörü olduğum etkinlikte Gökşen’i Gezgin Kadınlar oturumunda misafir etmiştim. Gezgin Zirvesi’nde onun yol hikayelerini dinlemek keyifliydi. Şimdi ise, okuyucularımla Gezginstar olarak tanıdığınız Gökşen’in yol hikayelerini paylaşayım dedim.

Hayallerimizin peşinden koşarak, mesleğini bırakarak sevdiği şeyleri yapmaya başlayan ve eşiyle gezdiği yerlerin hikâyesini bir de Gökşen’den dinleyelim…

Gökşen’in instagram hesabı @gezginstar takibe etmeyi unutmayın.

Bize kısaca kendinden bahseder misin, Gökşen Çavuş Çıtırık kimdir, neler yapar? Seyahat tutkusu nasıl başladı?

Kapadokya’nın şirin ilçesi Avanos doğumluyum. Beyaz yakalı olarak 8 yıl Finans sektöründe çalıştım. Fakat sevdiğim mesleği yapmadığım için kazandığım paralar, statü ya da çevre beni hiç bir zaman mutlu etmedi. 2017 yılında istifa ettim ve hobim olan pilatesi işe çevirdim. Böylelikle 2014 yılında açtığım www.gezginstar.com bloguma kaliteli içerik üretebiliyor ve gezilerimi de istediğim şekilde planlayabiliyorum.

Gezme sevdası taaa çocukluğumda hatta anne karnındayken ruhuma işlemiş. Memur olan annem ve babam gezmeyi çok severler ve onlarda beraber üniversite yıllarıma kadar Türkiye’nin birçok şehrini gezme fırsatım oldu.

Gezginstar Kapadokya'da
Gökşen, “Sizi memleketime Kapadokya’ya götürüyorum” diyor.

Gezmek, seyahat etmek Gezginstar dünyasında ne anlama geliyor? Yeni yerler keşfetme, seni bir yerlere gitmeye iten motivasyon ne?

Seyahat etmek benim için kendi konfor alanlarımızın dışına çıkmak, monotonluktan kurtulmak anlamına geliyor. Beni bir yerlere gitmeye iten motivasyon ise yeni kültürler tanımak. Benim sloganım gittiğin yeri “lokaller gibi yaşa” öyle de yapıyorum.

En son nereye bilet alıp seyahat ettin? Bize seyahat planlarını nasıl yaptığından bahseder misin?

En son Ocak 2020’de Ukrayna’ya seyahat ettim. Kiev ve Lviv’i ikinci kez gezdim.

Seyahat planlarımı Türkiye içinde hafta sonu bir yere gideceksem spontane yapabiliyorum. Araba ile 6-8 saat yol gittiğim oluyor. O kadar yol gidilmez demeyin geceden yola çıkarsanız zaman kaybını önlemiş olursunuz.

Yurt dışı seyahatlerimde ise durum değişiyor. Aylar öncesinden kampanyalı biletler alıyorum. Schengen vizem varsa ödediğim paranın hakkını veriyim istiyorum ve birden fazla Avrupa şehrine biletleme yapıyorum farklı aylar için.

Konaklamayı ise airbnb, booking, agoda ya da ets gibi firmaların sitelerinden yapıyorum. Yurt içinde bazen otel bazen de kamp yaparak konaklıyorum. Yurt dışında ise şehir merkezine yakın ama bütçemi de çok sarsmayacak şekilde konaklamyı tercih ediyorum. Şehir merkezine uzak, düşük bütçeli bir yerde konaklayıp, toplu taşıma araçlarını kullanıp çok para harcayacaksam pek bir anlamı oluyor. Ulaşım ve konaklama seyahat planlarımı yaparken üzerinde en çok düşündüğüm iki konu.

Seyahatlerinizi planlarken kullanabileceğiniz bilet arama motorları yazıma bakabilirsiniz. Siz de, Gökşen uygun uçak, tren, otobüs biletlerini bu sitelerden bulabilirsiniz.

Seyahate çıkmadan önce Google Maps ve Here We Go  uygulamarı üzerinden gezilecek yerleri, otelin konumunu işaretliyorum. Çevrim dışı haritada mutlaka indiriyorum.

Gezginstar blog ve sosyal medya
Gökşen’in Ubud günlerdin bir fotoğraf.

Bugüne kadar gezdiğin ülkeler, şehirler arasında seni en çok etkileyen neresi oldu? Neden?

Kesinlike bu sorunun cevabı benim için Endonezya. Bali Adası’nda Seminyak ve Ubud’u gezme fırsatım oldu. Yukarıdaki soruda bir yerlere gitmek istememdeki motivasyon kaynağıma “yeni kültür tanımak” diye cevap vermiştim. Endonezya Avrupa’da yeni bir ülkeyi gezmek gibi değil. Yapıların farklılığı, dini inanışı, insanların yüzündeki gülümseme ve yardım severlik, el değmemiş bir doğa, gösterişli yaşantının  pek bir öneminin olmadığı, huzur dolu bir yer benim için…

Daha önce Endonezya ve Filipinler gezisini yaptığını biliyorum. Daha sonrasında da Stockholm, Bergen gibi İskandinav ülkelerini de gezdin. Sence bu destinasyonu birbirinden ayıran özellikler neydi?

Endonezya ve Filipinler aslında bir çok kişinin balayı seyahati için tercih ettikleri destinasyonlar. Turkuaz renginde denizi, bembeyaz kumsallar, el değmemiş bir doğa ile insanı büyülemeyi başarıyor.

İskandinav ülkelerinde ise; kültürel değerlerin korunması, baş döndürücü bir doğaya sahip olması, dünyadaki en mutlu insanların burada yaşaması, minimal yaşamı benimsemeleri, gösterişin bir öneminin olmaması, kuzey ışıklarını görme istediğimiz gibi saymakla bitiremeyeceğim bir çok özelliğe sahip.

İşte tam da bu nokta da bu destinasyonları birbirinden ayıran özellik insanların gittileri seyahatten ne bekledikleriyle doğru orantılı. Deniz, kum, güneş tatili mi ? Yoksa havası yağmurlu olan ama bir o kadar da mutlu yaşayan insanların arasına karışıp, tarih kokan sokalarını adım adım keşfet mi ?

Gezginstar ve eşi
Gökşen “Bence çift olarak gezmek. Ben daha çok keyif alıyorum, gülüyoruz, eğleniyoruz” diyor.

Sence çift olarak gezmek mi, tek başına gezmek mi? Neden? Artıları eksileri neler?

Bence çift olarak gezmek. Ben daha çok keyif alıyorum, gülüyoruz, eğleniyoruz yani başımıza ne geliyorsa bir paylaşım halinde oluyoruz.

Çift olarak gezmenin artı yanı, başıma herhangi bir sorun gelirse tek değilim diye düşünüyorsunuz. Eşinizle giderseniz masraflar ikiye bölünmüyor 🙂 ama arkadaşınızla giderseniz masraflar ikiye bölünmüş oluyor. Eksi yanı ise yanınızdaki kişinin motivasyonu düşük ise sizin modunuzu da düşürüyor. O yüzden samimi olarak tanımadığım bir kişiyle seyahat etmemeyi tercih ediyorum.

Tek başına gezdiğinde cesaretiniz ve öz güveniniz artıyor. Yani karşılaştığınız sorunları kendinizin çözmeniz gerekiyor. İstediğiniz yerde dilediğiniz kadar vakit geçirip, özgürce hareket ediyorsunuz. Tek gezmenin en ciddi eksisi büyük bir sorunu (sağlık sorunu, hırsızlık, kaza, kavga…) tek başınıza çözmek zorunda kalmanız.

İlk yurt dışı seyahatin neresiydi? Oraya daha sonra da gittin mi? Bugün aynı yere gitsen ne hissedersin?

İlk yurt dışı seyahatim İngiltere’de Brighton isiminde bir sahil şehrine olmuştu ve yaklaşık 6 ay orada dil eğitimi için kaldım. Tekrar gitme şansım olmadı fakat hep söylüyorum bir İngiltere vizesi alıyım da eski günlerimi yad etmeye gidiyim diye.   

Bugün aynı yere gitsem yüzümde bir gülümseme, içimde mutluluk hissi ile ayaklarım yere basmaz sanırım. ilk işim yürümekten keyif aldığım sahil şeridine gitmek olur ardından da eskiden keyif aldığım ne varsa sırasıyla hepsini yaparım. Sevdiğim kafelerden birinde sabah kahvesi içerim, pub’a uğrarım fish&chips yerim, parkta kitap okurum, plajda günü batırırım…

Gezginstar Ubud gezisi
Tegallalang pirinç tarlası yerine Subak pirinç tarlasına adım atıldığı an diyebiliriz 🙂

Seyahatlerde hepimizin başına unutamadığı, komik, ilginç olaylar geliyor. Senin de böyle unutamadığım dediğin bir seyahat anın var mı?

Olmaz mı ? Birkaç tane var 🙂

Bali’nin Ubud kasabasına yapacağımız seyahat öncesinde araştırma yaptım ve ünlü Tegallalang pirinç tarlasına mutlaka gidilecek diye not aldım. Ubud’a vardık otelimize yerleştik ve resepsiyondaki görevliye pirinç tarlası gezisi var mı ? Katılmak istiyoruz diye sorduk ? Gezilerinin olduğunu ve sabah 6:00’da katılabileceğimizi söyledi. Bizde ertesi gün sabah araca bindik ve pirinç tarlalarının olduğu yemyeşil bir alana gittik. Rehberimiz yaklaşık 1 saat yürüyüş yapacağımızı ve ardından da otele ulaşacağımızı söyledi. Tabi benim kafa karıştı bunları duyunca. Neyse yürümeye başladık aradan 10dk geçti, etraf hiç tanıdık değil yani görsellerde gördüğüm gibi değil. Dayanamadım ve tur rehberine biz Tegallalang pirinç tarlalarına gelmedik mi diye sorduğumda hayır burası Subak pirinç tarlası dedi ve ben iptal !!! Neyse elindeki olanla yetin Gökşen, ne kadar kötü olabailir dedim ve sesimi çıkarmadan gezdim. Suçu kime yüklesem bilemedim biz sormadık hangi pirinç tarlasına götürecekseniz diye, onlarda turu şuraya düzenliyoruz demediler. Yani ortaya karışık bir yanlış anlaşılma durumu yaşadık. Bu da bana iyi bir ders oldu 🙂

Kiev’e ilk gidişim ve metro ile bir yere gideceğiz. Metro geliyor ve biz daha merdivenlerdeyiz neyse koştuk yetiştik. Kapılar açıldı kimse inmedi ve etraf çok kalabalık herkes birbirini iterek zorla biniyor. Eşim bindi ben binemeden kapılar kapandı. Eşime bağırıyorum  “bir sonraki durakta in, bir sonraki durakta in” diye tabi etraftakilerde bana bakıyorlar 🙂 Bir sonraki metro geldi ve hadi Gökşen şansını dene duymuştur seni, bekliyordur. Yoksa da görevli bulup anons yaptırmayı düşünerek bindim metroya. Sonuç duymuş beni ve benden daha çok panik olmuş şekilde bekliyordu. İndim metrodan ve gülerek yanına gittim kısa süreli ayrılığın ardından kavuştuk 🙂 Korktun mu diye soracak olursanız? Hayır. En kötü internet kullanabileceğim bir yere gidip WhatsApp üzerinden ben şurada seni bekliyorum diye yazardım herhalde.

Seyahat etmek elbette dünyanın en keyifli şeyi. Ama bunun bir de bütçe tarafı var. Seyahat bütçesi için nasıl bir planlama yapıyorsun?

Hiç şüpesiz ki birçok gezgininde üzerinde uzun uzun düşündüğü bir konu bu. Çalışıyorum ve kazandığım paranın bir kısmını seyahat için ayırmaya çalışıyorum. Bozuk paraları bile biriktirdiğim bir kutum var. Bozukluklardan ne çıkar demeyin.  Bir senede 1.000TL’ye yakın para birikebiliyor.

Kurumsal şirkette çalıştığım dönemde, ihtiyacım kadarını almayı öğrettim kendime. Çünkü alımın sonu yok ve gardırobumda aynı model bir sürü ayakkabı, elbise ya da çanta var. Böylelikle tasarruf etmiş oluyordum. Şimdi ise pilates eğitmenliği yapıyorum ve yine aynı durum geçerli. İhtiyacım varsa alıyorum.

Ulaşım, seyahatin en büyük kalemini oluşturuyor. Sonrasında da sırasıyla konaklama ve yemek geliyor.

Ulaşım için kampanyalı biletler bularak almaya çalışıyorum ya da kredi kartımda biriken miller ile biletleme yapıyorum. (Yapı Kredi Adios Premium kart kullanıyorum.) Böylelikle uçak biletine para vermemiş oluyorum.

Konaklama için uygun fiyatlı yerleri tercih ediyorum.

Yemek bütçesi ise herkese göre değişir. Ben yemeye içmeye gitmiyorum diye baştan kendime hatırlatıyorum. Sabah kahvaltısında bir kahve içip, muz yediğim oluyor öğle ve akşam yemeği için sandviç ya da yöresel denenmesi gereken tatlar. Yurt dışı seyahatine gidiyorsam kesinlikle Türkiye’den yanıma yiyecek almıyorum. Gittiğim şehrin hayatına uyum sağlamak, marketini, restoranını görmeyi seviyorum.

Koronavirüs salgını günlerinde evde otururken online müze turu yapmak yazıma okuyabilirsiniz.

Gezginstar, Gökşen Çavuş Çıtırık
Gezginstar blogunu ziyaret edebilir; instagramdan seyahatlerle ilgili fikir alışverişinde bulunabilirsiniz.

Son olarak neden Gezginstar? İlham veren neydi? Seni nereden takip edebiliriz?

“Star” yani yıldız enerjisini açığa çıkarıp, ışık saçtığı için bana hep özel gelmiştir. Aynı zamanda yıldızlar yön bulmak içinde kullanılıyorlar, bir de ismim Gökşen olunca “gezgin” kelimesinin yanına gökyüzüyle ilgili bir kelime eklemek istedim ve “GezginStar ” ortaya çıktı.

Beni takip edebileceğiniz sosyal medya hesaplarım;

Gezginstar Blog

Instagram

Facebook

Pinterest

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir