Panoptikon Nedir?|Çağdaş Dünyanın Hapishaneleri

Panoptikon nedir? Dijital panoptikon düzeninde sosyal medya nasıl bir rol izlemektedir. Hayatımızın hangi alanında karşımıza çıkmaktadır. Bu terimi ortaya kim atmış, ne anlama geliyor, panoptikon hakkında konuşalım mı bugün biraz.

Sahi ne kadar zaman oldu yazmayalı. Kayda değer şeyler okumayalı. Tabi ki günümüzde bunu sorgulamaya vakit ayıramıyoruz ya da ayırmak için vakit kalmıyor. Onca şeyin içinde bazen birçok şeyden uzaklaşmak istediğimiz olmuyor değil. Bende geçenlerde öyle yaptım. Raftan bir kitap aldım okumak için. Okudum mu peki, güzel soru. İçinizden geçenlere katılıyorum, bence de okumadım. Sadece baktım sayfalarına öylece. Ta ki bir kelimenin farkına varana dek.

Panoptikon kavramı üzerine M. Foucault ve J. Bentham'ın araştırmaları önemlidir.
Panoptikon kavramı üzerine M. Foucault ve J. Bentham’ın araştırmaları önemlidir.

Panoptikon Kavramı Nedir?

‘’Panopticon.’’ Evet panoptikon. Günümüzde insanların gözlem kuleleri altında yaşamaya alıştığı kusursuz bir gerçek. Birçoğumuz bu durumun varlığından dahi habersiz. İnsanlar kendini sahnenin ışıklarına öyle kaptırmışlar ki yüzlerinin tam ortasına inen tokattan dahi habersizler. Her neyse konuyu dağıtmayalım. Panoptikon dediğimizde aklımıza kuşkusuz ilk gelen İngiliz filozof ve toplum kuramcısı Jeremy Bentham’ın 1785 yılında tasarlamış olduğu hapishane inşa modeli gelmektedir. Bu hapishane M.Foucault’un da ‘’Hapishanenin Doğuşu’’ adlı kitabında yoğun yer tutmaktadır. Foucault panoptikon, gözlemlenmeye izin verir demektedir. Nereye kaçarsanız kaçın, nereye saklanırsanız saklanın sizi izleyen bu gözden kaçmak imkansızdır. G.Orwell’in ‘’1984’’ adlı eserindeki tele-ekran kavramına denk gelmektedir. Orwell da eserinde tele-ekranın insan üzerindeki denetim ve gözetim gücüne vurgu yapmaktadır. Her yanlış davranışın ceza getireceği bu yapı, hücre sistemine göre düzenlenmişti. Hücrelerin tam ortasında yükselen bir kule ile bütün hücreler gözetim ve denetim altına giriyordu. Bugün birçok konuda yabancı olmadığımız gibi. Sahi bu bizi rahatsız ediyor mu? Hiçte bile alıştık desem yeridir, bazen varlığını kendimizden uzak hissedince sağa sola bakınıp aradığımız bile oluyor. Nedense gözetim altında yaşamaktan zevk alıyoruz. Bir üst aklın diğer alt akılları elde etmesi gerekiyordur belki de.

G. Orwell'ın 1984 romanın uyarlama Michael Radford yapımı 1984 filmi.
G. Orwell’ın 1984 romanın uyarlama Michael Radford yapımı 1984 filmi.

Gerçek Hayatta Panoptikon Var mı?

Panoptikon hayatımıza 1785 de girmedi tabiki de. Ondan önce de vardı. İnsan varlığının bir doğası ya da bir gerekliliği olarak hep yanıbaşındaydı. Ta ki birileri farkına varıp kendi otoritesi için kullanana dek. Gözün iktidarı olan panoptikon aslında kendi içinde olana bitenlere kör, etrafında olan bitenlere ise bihaber olan bir yapıdır. Herkes katılmayabilir, panoptikonun da sevilecek yanları olabilir, diyenlerde çıkabilir.

M.Foucault’un da kitabında ele aldığı panoptikon da öğrencileri zapt etme amaçlı kurulan panoptik hapishane sistemi ile gözetimin gücüne ve disiplin başarısına vurgu yapmak istiyorum. Okumamış arkadaşlarıma bu eseri şiddetle tavsiye ediyorum. G.Orwell’in 1984 adlı kitabını da. Kitap okumayı sevmeyenlere de 1984 filmini ve National Geographic’in Americas Hardest Prisons adlı film tadındaki belgesini öneriyorum. Umarım hepimiz, bizi kuşatan panoptikonu birgün tanırız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir